Etiket: gezi

Volcano Milli Parkında Golden Monkey Turu

Üç günde Ruanda turumuzun ikinci durağı Golden Monkey ile  kaldığımız yerden devam…

Uganda sınırında yer alan Volcano Milli Parkı Kigali’den yaklaşık iki saat uzaklıkta yer alıyor. Golden Monkey isimli maymunları kendi ortamlarında göreceğimiz turumuz sabah saat 7 başladı. Tur öncesi yerli dansçılar çok güzel bir gösteri sundular. Sabahın 7’sinde nasıl bu kadar enerjik ve güleryüzlü olmalarına şaşırarak izledik.

SONY DSC

SONY DSC

Ardından altın sırtlı maymunları ve gorilleri görmeye gelenler küçük gruplara ayrıldı ve her grubun rehberi ormana girdiğimiz zaman nasıl davranmamız, maymunların davranışları ve tur hakkında kısa bilgi verdi. Daha sonra araçlarımızla bambu ormanına giriş yağacağımız bölgeye geldik. Bu bölgede yerel halkın yaşadığı küçük evleri de görme şansımız oldu.

SONY DSC

SONY DSC

Patates tarlaların içinden bambu ormanına doğru yürüdük. Sabah saatlerinin dinginliği ve olağanüstü temiz hava ruhumuzu serinletti.

SONY DSCBambu ormanının girişi yeşil bir tünele benziyordu. İçeriye girer girmez sonsuz bir zümrüt atmosfer sardı etrafımızı. Koku ve renkler, soğuk ama temiz bir havayla birleşince insanın tüyleri diken diken oluyor. Ama kısa sürede bu ortama alışıyor bünyeniz. Hayatında hiç bu kadar temiz hava ve bol oksijen solumayan ciğerler bayram ediyor. Arkadaşım Afrika’ya gelince hava değişiminden ve klima etkisineden hastalanmıştı. Ama ormana girince kendini daha iyi hissettiğini söyledi. Bu da temiz havanın etkisi olmalı.

Kısa bir süre ormanın içinde yürüdük ve rehberimiz önden giderek maymunları aramaya başladı. Bu maymunlara ”Golden Monkey” denmesinin sebebi sırtlarında ve yan taraflarında altın ve turuncu arası bir renge sahip olmaları. Çok sevimliler. Ve bir o kadar da hareketli. Fotoğraf çekerken inanılmaz zorlandık. Sürekli hareket halinde olduklarından sabit bir poz yakalamak imkansızdı. Bu durumda kendimi amatör fotoğrafçı sıfatından da men ediyorum. Çünkü hiç beceremedim. Makinemin ayarlarını yapamadım. Canım sıkıldı. Artık bir fotoğrafçılık kursu almam şart oldu. Yine de birkaç poz yakalayabilmişim.

SONY DSC

SONY DSC

Bambuların tepesinde takılmayı seviyorlar. Ağaçların üzerinde daldan dala atlayarak geziyorlar. Arada aşağıya inenler de oldu. Birbirleriyle oynadılar. Bir anne gördük sırtında yavrusu vardı. Onları bu kadar yakından görmek harika bir duyguydu. Bu arada bizi hiç sallamadılar. Ne rahatsız oldular ne de ürkek davrandılar. Sürekli turist gördükleri için alışmış olmalılar. Herkes elinde kamera ya da fotoğraf makinesi onların peşinden koşuyordu. Aslında onlar da bizim komik olduğumuzu düşünüyor olabilirler 🙂

SONY DSC

SONY DSC

Bu maymunlar bambu yiyerek besleniyorlar. Arada civardaki patates tarlalarını da yağmaladıklarına  şahit olduk. Ormandan çıkıp tarlalara inmişler ve ziyafet çekiyorlardı. Koruyucular onları fark ederek kovalamaya başladı. Ormana doğru kaçışmaları çok komikti.

SONY DSC

SONY DSC

SONY DSC

SONY DSC

Bu ağacın görkemi karşısında doğaya saygı duymamak elde değil…Ormanın çıkışında yakaladığım harika manzaralar da sıra. Volcano Milli Parkı’nın civarında yaşayan halkın evlerinden kareler ve  sonrasında sokakta çalışan bir terzi…

SONY DSC

SONY DSC

SONY DSC

SONY DSC

SONY DSC

Reklamlar

Muhazi Gölü- Ruanda

Bin Tepeli Ülke ünvanını fazlasıyla hak eden Ruanda, beş yanardağ, yirmi üç göl ve çeşitli sayıda nehire ev sahipliği yapıyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti sınırında olan Kivu, 480 metre derinliğinde ve 2700 kilometrekarelik bir alanı kapsıyor. Kivu büyük olması ve etrafındaki tesis sayesinde Ruandalılar ve turistler için hoşça vakit geçirilebilecek, plajı da olan bir sayfiye yeri. Bugünkü yazımda bahsedeceğim diğer bir güzel göl ise Muhazi Gölü. Başkent Kigali’den 1 buçuk saat süren, güzel manzaralı bir yol ile ulaşmak mümkün. Ruanda yönetimi Kuzey, Güney, Batı, Doğu ve Kigali olmak üzere 5 eyalete ayrılıyor. Muhazi Gölü Kuzey ve Kigali Eyalatlerinin sınırında yer alıyor. Uzaydan görüntüsü 6-7 kollu ve uzun kuyruklu bir kertenkeleye benzeyen Muhazi gölü yaklaşık 60 km uzunluğunda. Göl çevresinde ufak tesisler var.

İki hafta önce bir pazar günü, geç saatte aldığımız bir kararla göl kenarına gitmek için yola çıktık. Akşam 6 gibi burada hava karardığı için sadece birkaç saatlik vaktimiz vardı. Haftalardır gitmeyi düşünüp bir  türlü harakete geçmemiştik. Son dakika kararları insan hayatında ilginç tecrübelere sebep oluyor. İnternetten ve kulaktan dolma edindiğimiz yüzeysel bilgilerle yola çıktık. Hava çok güzeldi ve yol boyunca harika manzaranın tadını çıkardık.

SONY DSC

SONY DSC

Aslında rotamız gölün diğer tarafında olduğunu düşündüğümüz Jambo Beach’ti. Ama yol üzerinde Muhazi Water Sports tabelasını görünce şansımızı denemek istedik. Ayrıca asıl hedeflediğimiz noktaya varmak için daha fazla yol gitmemiz gerekecekti ve bu da zamanımızı kısıtlayacaktı. ( Dediğim gibi çok plansız ve ani bir yolculuk oldu. ) Su sporları yazısı bizi cezbetmişti aslında. Ama elbette ne tarz bir aktivite ile karşılaşacağımız hakkında en ufak bir tahminimiz bile yoktu. Tabelayı görüp toprak yola sapınca yaklaşık 10 km kadar engebeli bir dağ yolunu tırmandık.

SONY DSC

Yol üzerinde küçük yerleşim yerleri vardı çocuklar ve oranın sakinleri yüzlerinde merak ve tebessümle bize el sallıyorlardı.

IFRuanda’da keçiler önemli besin kaynağı. Başkent Kigali’de bile yol kenarlarında, boyunlarından ya da ayaklarından bağlanmış, otlayan keçi aileleri görmek mümkün. Köy yolunda da yine farklı keçi ailelerine rastladık.

SONY DSCBölge sakinleri pazar rutinlerini yaşıyordu. Kadınlar çamaşırlarını yıkayıp asmışlar, çocuklar sarı su bidonlarıyla evlerine su taşıyorlar ve erkekler de bisiklet tamir ediyor ya da toprak işleriyle uğraşıyorlardı.

SONY DSC

SONY DSC

SONY DSC

SONY DSC

Yaklaşık 45 dakikalık bir yolculuktan sonra nihayet gölün mavisini seçti gözlerimiz. Araçtan inip fotoğraf çekmeye başladım. Bu arada göle doğru uzanan toprak yoldan yukarıya doğru kalabalık bir grup gelmeye başladı. İlk başta spor yapan Ruandalı gençler olduğunu düşündük. Çünkü daha önce de karayolunda böyle grup halinde koşan gençler görmüştük. O nedenle çok önemsemedik. Ben fotoğraf çekmeye devam ederken eşim ve arkadaşım bir terslik olduğunu hissetmişler ve araca geri dönmemi istediler. Bu arada kalabalık grup yaklaştıkça ne kadar sinirli olduklarını ve bize doğru el kol haraketleir yaparak ilerlediklerini fark ettim. Sanırım fotoğraf çekmemize sinirlenmişlerdi. Aslında gölün fotoğrafını çekiyordum ama bir ara onlara da doğrultmuştum kemeramı. Ama sinirli yaklaştıklarını görünce hemen geri çekmiştim. Araçta oturarak yaklaşmalarını bekledik. Kalabalık etrafımızı sardı. İçlerinden biri ingilizce kullanarak eşimle konuştu. Neden fotoğraf çekiyorsunuz falan gibi sorular sordular. Bu arada çok üzgünüm ama ilk defa bu ülkede korktuğumu hissettim. Çünkü burada herkes güler yüzlü ve sempatik. İlk defa bu kadar sinirli insanlar gördüm. Gözlerine bakmak yeterliydi o an. Abartmıyorum kesinlikle. Bence kalabalık bir genç grubu olmalarından kaynaklanan ve birbirlerini gaza getiren bir durum söz konusuydu. Sonuç olarak ne onlara zarar vermiş ne de yanlış bir şey yapmıştık. Sonuçta olay, bizim de sakin davranmamız, arkadaşımızın  bir kaç kelime kinyarwanda biliyor olması ve güleryüz etkisi sayesinde tatlıya bağlandı. Derin bir nefes aldık. Çaktırmıyorduk ama üçümüz de korkmuştuk. Ben fotoğraf konusunda onları haklı buluyorum ama bu kadar büyütmeleri anlamsız geldi yine de. Belki de ‘ şu mzunguları bi korkutalım’ demiş , sonra da gülmüşlerdir bize 🙂

SONY DSC

Sonuç olarak göle doğru yola devam ettik. Manzara her şeye değerdi. Göl kenarında küçük evler vardı. Bir tanesi çok hoşuma gitti. Bahçedeki şu kırmızı çiçekli ağaçtan Kigali’de de çok var. Ama adını bilmiyorum maalesef.

SONY DSC

Ve nihayet Muhazi Gölü’nden kareler… Burası sadece bizim gittiğimiz bölüm. Aslında göl daha önce de bahsettiğim gibi 60 km uzunluğunda.

SONY DSC

SONY DSC

SONY DSC

Yukarıdaki fotoğraf, tabelasını görüp gittiğimiz Muhazi Su Sporları adındaki mekanın bahçesine ait. Tesiste bizden başka kimse yoktu. Ve su sporu da yoktu 🙂 İstersek yukarıdaki fotoğraftaki kanoya binip gölde küçük bir gezinti yapabileceğimizi söylediler. Bu arada gölde yüzmek da yasakmış. Balık türlerine zarar vermemek için böyle bir önlem alıyorlarmış. ”On metre ötede çocuklar yüzüyor” deyince ”onlar yerli ama ”dediler. Sonra işletmedeki yetkili eğer yüzmeyi biliyorsak izin alabileceğini söyledi ve iki dakika sonra gelip yüzebilirsiniz dedi. Eşim aslında yüzmek istiyordu ama zaten saat epey geç olmuştu ve aslına bakarsanız bilmediğiniz bir ülkede göle girmek de biraz cesaret işi. Riskli geliyor bana , bilmiyorum. Belki de ben çok ön yargılı davranıyorum bu konuda. Sonuç olarak kimse yüzmedi ama güzel manzaraya karşı, çimlerin üzerine konulan masamızda oturup birşeyler içerken gölün karşısında otlayan keçileri ve arada keyifle bağıran ineğin sesini dinledik. Tesiste yanlış hatılamıyorsam 5 oda mevcut ve 25.000 ruanda frangına bir gece kalınabiliyor. Sessiz sakin ve göl kenarında oldukça huzurlu bir yer.

SONY DSC

Ve dönüş yolunda güzel bir gün batımı bizi uğurladı.

SONY DSC