NEDEN KONSERVE RUHLAR???

otobanlar, kırmızı ışıklar, asansörler, bankamatikler, otobüsler, anlamsız kuyruklar, çalar saatler, mesajlar, çağrılar, marketler, faturalar, naylon poşetler, çok katlı apartmanlar, mağazalar, duraklar… insanın yarattığı tüm bu kaosun içinden çığlık atan bir ruh…

….

İş çıkışı arkadaşlarla geçen güzel bir günün ardından otobüs camından etrafı seyrederken Çapa Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne takıldı gözüm. Sonra ruh üzerine düşünmeye başladım. İnsan ruhunun hasta olduğunu nasıl anlar? Başının ağrıması, kesilen parmağının acıması gibi bir şey değil ki bu. Ruhum ağrıyor diyen bir insan gördünüz mü hiç? Ya da ruhum kanıyor, ruhum kırıldı, ruhum bulanıyor, ruhumu üşütmüşüm…Duymadık hiçbirimiz. Ama aslında kırık bir koldan, bulantılı bir mideden, kanayan bir yaradan daha hassas,  daha önemli bence ruhumuz…

Bir makine gibi düşünelim bedenimizi. Evet birer makineyiz aslında. Günde üç öğün besliyor, uyutuyor, temizliyor, gerekli bakımları yapıyoruz (makyaj, spor, masaj…) her gün. Ama aslında bu koskoca makineyi ayakta tutan şeye, ruha hiç önem vermiyoruz. Öyle olsaydı etrafımızda bu kadar saplantılı tipler, katiller, deliler olmazdı. Gazetelerin üçünce safya klişeleri varolmazdı.

Oysa biraz ilgi ; bir tutam şiir, müzik, güzel bir edebi eser nasıl da şımartır besler bizi. Güzel bir resme , bir fotoğrafa bakarken hayaller kurmaz mıyız… İşte konserve ruhlar güzel şeylere ihtiyaç üzerine düşünüldü… Güzellik paylaştıkça büyüsün, herkesin ruhuna geçsin yayılsın diye.

Ruhumu bir konserve kutusuna koymuş değilim elbette. Sadece onu bu yapay ve bunaltıcı atmosferden korumak niyetim… şiirle, müzikle, dizelerle… ve keşfettiğim güzelliklerle… En çok da edebiyatla. İşte konserve yaptıklarım bunlar aslında… Bozulmamaları, sevdiklerimle paylaşmam için her zaman taze kalmaları beklentisiyle…

4 thoughts on “NEDEN KONSERVE RUHLAR???

  1. evet bir okur değilim, olmadığımı biliyorum ve hep içimde herşeyi okuma isteği oldu, lakin hayat çok dolu, vakit çok ama hayat dolunun anlamı bu değil. Benim içimde her zaman okuma ateşini yakan ve söndüren nadir şeyler olmuştur. Okuma ateşini yaktığın için teşekkürler… takipteyim 😉

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s