Kategori: Rüzgar’lı Günler

Rüzgar’ın Adımları

Gece. 00:30. Rüzgar Efendi sayıklıyor;

-Oynamak istiyorum anne,

Salıncakta sallanmak istiyorum anne,

Kaymak istiyorum anne, kaydıraktan kaymak istiyorum

Oynamak istiyorum anne…

Uyuyor, ama acıklı bir ses tonuyla, ağlamakla yalvarmak arası, inliyor gibi. Elini tutuyorum, oynayalım oğlum diyorum. Nerede, diye soruyorum. Parkta diye cevap veriyor.

Gece uykularında bile oyun gören çocuklar olsun bu dünyada hep. Günleri neşeyle, keşfetmekle, eğlenmekle geçsin. Anlık mutlulukları daimi olsun. Oyun onlar için beslenme ihtiyacı gibi bir şey. Düşünsenize üç yaşındasınız ve hayatınızda en keyif aldığınız şey oyun oynamak. Rüzgar için ‘koşmak’ da oyun gibi önemli . Hamileyken ” Bir oğlum olsun, adı Rüzgar olsun, rüzgar gibi essin, koşsun’ gibi bir dilekte bulunmuştum. Dileğim bizim peşimizi bırakmıyor. Rüzgar fırsat  bulduğu her yerde esiyor 🙂 İki aylıkken Afrika’ya götürdüğümüz oğlumuz bir yaşında yürümeye başladığında çok mutlu olmuştum. İlk zamanlar bahçede çimlerin üzerinde sürünerek ilerliyordu. Her zaman gitmek istiyordu bir yerlere. Gece uyurken bile yatakta tehlikeli yolculuklar yapıyordu 🙂 Birkaç kere kafa üstü düşmekten kurtardım onu. İnsan nasıl uyanıyor, nasıl bir refleksle çocuğunu koruyor hala anlamıyorum. İlk kez çıplak ayakla çimlere bastığında yüzünde gördüğüm o ifadeyi hayatım boyunca unutamam. Gözler kocaman açılmış, ağız kocaman bir ‘o’ şeklinde. Bana bakıyor, yaşadığı deneyimi onaylamamı istercesine göz teması kuruyor benimle. İlk adımlarını atmaya hazır olduğunu sehpaya tutunup kalkarak ve oradan bize ulaşmaya çalışarak yaptığı hamlelerden anladık. Bir hedefe ulaşmak onun için çok önemliydi.

Kigali’de güneşli bir gündü. Rüzgar doğduğundan beri fazla ilgilenemediğim bahçemizde otlar büyümüştü. Kırmızı ayakkabılarını giydirdim. Bir parça yabani çiçek kopardım, telefonumun kamerasını açtım. ‘Haydi gel bakalım’ dedim. Ayakta duruyordu, tedirgindi biraz. Dengesini zor koruyordu. Ama çok mutlu görünüyordu. Ay gibi parlak bir yüz, güneşin etkisiyle hafif gözler kısılmış. Bahçedeki her detayı görmeye çalışıyor. Sonra onu cesaretlendirmek için elini tuttum. Birkaç adım attık beraber. Kendini güvende hissediyordu, adımları sağlamlaştı ve işte onda bıraktım elini, karşısına geçtim. Bana doğru geliyordu kocaman bir gülüşle. Daha önce de birkaç  kez adım atmıştı böyle. Ama o gün bahçede ikimizin beraber yaptığı yürüyüş alıştırmaları benim için unutamayacağım güzellikte bir anı oldu. Kısa videomuzu izlemek isteyenler için link aşağıda.

Rüzgar Yürüyor

 

 

Reklamlar