Ulysses’in Bakışı- Theo Angelopoulos

”Size bir hikâye anlatacağım:

İki yıl önce film çekimi için Delos Adası’nda bir mekân arıyordum. Güneşin altında parlayan o eşsiz harabelerde kırık mermerler ve yıkık sütunlar arasında dolaşıyordum. Korkuya kapılan kertenkeleler mezar taşlarının arasına kaçışıyor adeta ıssızlığın ortasına çekilip gözden yok oluveriyorlardı. Sonra birdenbire bir ses duydum, çok derinlerden toprağın içinden geliyor gibiydi. Başımı kaldırdığımda tepenin üzerinde dalları yere doğru eğilmiş yaşlı bir zeytin ağacı gördüm. Öyle heybetli ama bir o kadar yaşlı, dalları sanki köklerini arar gibi toprağa eğilmiş, yapayalnız ve yaşlı bir ağaç. Derken büyük bir çatırtıyla devrildi ve Apollon’un taş heykeline çarptı. Heykelin başı tepeden yuvarlandı. Ben ise yürüyordum. Küçük gizli bir geçide ulaştım. Efsaneye göre burası Apollon’un doğduğu yerdi. Polaroid makinemi çıkartıp düğmesine bastım. Fotoğraf çıktığında büyük bir hayretle gördüm ki görüntüde hiçbir şey yoktu. Başka bir açıdan yeniden denedim Hiçbir şey. Sadece boş negatif fotoğraflar çekiyordum. Sanki bakıyor da görmüyor gibi… Durmadan çekmeye devam ettim ama aynı boş kareler ve kara delikler… Güneş denizin içine battı.Sanki o da terk edip gider gibiydi. Ben de karanlığa battığımı hissediyordum…”

***

ulysses gaze

”Seni böyle ansızın görmeyi hiç ummuyordum. Bir an için hayal görüyorum sandım. Bunca yıldır hep yaptığım gibi… Tren istasyonunu hatırlıyor musun? Yağmurun altında titriyordun, tıpkı şu an olduğu gibi. Rüzgâr oldukça şiddetli esiyordu. Gidiyordum ama niyetim çok yakında dönmekti. Sonra kayboldum. Bilmediğim yollarda dolaşıp durdum. Ellerimi uzatsam sana dokunabilirdim. Biliyorum ve parçalanmış zaman yeniden bütünleşirdi. Ama bana engel olan bir şey var. Keşke sana döndüm diyebilsem. Ama bana engel olan bir şey var.  Yolculuk bitmedi henüz. Henüz bitmedi…”

”Döndüğümde üzerimde bir başkasının giysileri olacak.Bir başkasının adıyla çağrılacağım.  Dönüşüm beklenmedik olacak.  Ve sen o tereddütlü gözlerle bana bakıp “Sen o değilsin.” Diyeceksin.  Sana öyle işaretler göndereceğim ki bana inanacaksın.Sana bahçendeki limon ağacından söz edeceğim.Ay ışığıyla aydınlanan küçük pencerenden… Sonra vücudun ve aşkın işaretlerini göreceksin.  Vücudun ürperti içinde yukarı odamıza çıkarken de bir kucaklaşmayla diğeri arasında, öpüşmeler arasında sana yolculuğumu anlatacağım.  Bütün bir gece boyunca ve ardından gelen bütün geceler boyunca bir kucaklaşmayla diğeri arasında aşkın iniltileri arasında  sana tüm insanlığın bitmeyen öyküsünü anlatacağım …”

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s