Denizcinin Türküsü

Med cezir bir ruhum ben. Çöllerin ardından doğup gelmiş o kutsal dilin, bu iki şiirsel kelimeye sığdırdığı anlamın esiriyim. Yükselirim, alçalırım. Ama hep kendimedir isyanım. Nevi şahsına münhasır varlığım yalnızlığımın efendisidir.

Gözlerden, dillerden uzak bu diyarda, denizim tarlamdır. Hasadımdır; balıklarım, midyelerim, deniz börülcelerim… Onlara yazarım şiirlerimi, bir bereket ayini olur tapınağımızda. Kimi zaman bir hercai martıyla paylaşırım mısralarımı, bir kanadına alır gider kelimelerimi, savurur, donatır dalgaların üzerini. Köpüklerin aklığında, denizin dilinde var olur cümlelerim. Sahiller hep ben dolar, inci taneli kumlar benliğimi kusar…

Bir gümüş balığının akıntıya karşı direnişi kadardır dünyaya olan öfkem. Bilirim, bir köy çeşmesinin hayratına edilen dua kadar bilinir kıymetim. Varsın bilinmesin mevcudiyetim, bir dolu bardak ab-ı hayat, bir dilim şiir, bir demlik ezgi gelir denizimden, donatır fakir soframı.  Fâni bulutların, iyot kokulu rüzgârların çocuğuna gebedir yalnızlığım. Kaf dağlarından konuğum olur Zümrüdüanka, kendi küllerinden bir pelerin dolar omuzlarıma. O peri kızına, ben denizimin kızına kaldırırım kadehimi, gönüllerimizde aynı türkünün matemi…

Reklamlar

2 thoughts on “Denizcinin Türküsü

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s