Beynimdeki Reflü

İçimde dingin bir yanardağ, pusuda bekliyor. Yıllardır lavları midemi kavurup duruyor, içim is, pus olup doluyor. Kimseye bulaşmıyor, kimseyle konuşmuyorum . Lavlar arada taşmaya yelteniyor, yutkunuyor, tükürüğümle bastırıyorum. Ama son günlerde böyle değilim. Masallardaki iki başlı ejderhalar gibi olasım var. Ne var ne yok kusmak, yangın çıkarmak istiyorum. Beynimdeki reflü büyüyor.

İçimdeki kuyu fokurduyor. Sıkıntılarım, insanların ardı arkası kesilmeyen istekleri, özürler, hatalar, yalvarışlar, ihanetler, kıskançlıklar, sahte teselliler birikmiş, taşıyor. Damarlarım tıkanmış. Pişmanlıklarım pıhtılaşmış, kanım donmuş. Lavlar devreye girsin istiyorum. Ne var ne yok kazısın, buhar olsun, yok olsun her şey.

Bugüne kadar benden çalınan tüm kristal umutlarımın peşine düşüyorum. Ruh hırsızlarını iş başında yakalıyorum. İçimdeki lavlar fokur fokur. Bir ejderhaya dönüştüğümden haberleri yok. Yapmacık gülüşleriyle yanıma sokuluyorlar. Yanardağın ağzını açıyorum, lavlar oluk oluk akıyor, hırsızların zulalarındaki ruhlar saçılıyor. Lavlardan çıkan sis bulutlarında şeffaf kelebekler uçuşuyor. Her kelebek yeni bir bedene konuyor, tırtıl olup damarlara ruh akıtıyor. Ejderha ağzımdan çıkanlara inanamıyorlar. Duydukları karşısında utanç duvarları örüp, saklanıyorlar. Kristal umutlarımın kırıntılarını topluyorum. Küçük kırıntılardan kendime yeni bir ruh yapacağım.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s