Yenişehir’de Bir Öğle Vakti – Sevgi Soysal

41850-Yenisehir-de-Bir-Ogle-VaktiRomanın zaman akışı günümüz Ankara’sında unutulmuş bir semt olan Yenişehir’de geçmektedir. Bir apartmanın bahçesinde, ömrünü tamamlamış olan çürük kavak ağacı yıkılmak üzeredir. Bu devrilme olayının yarattığı hareketlilik dalgasının etkisinde kalan semt sakinleri romanın kahramanlarını oluşturur. Siyasal sebeplerle cezaevinde olan Sevgi Soysal, bu romanı yazarken sanki daha önceden çektiği bir fotoğraf karesinde odaklandığı bir çevreyi anlatıyor gibi. Fotoğrafta devrilmekte olan bir kavak var ve yazar tüm kahramanlarını, o ağacın etrafında olayı izleyen, oradan geçen, o apartmanda yaşayan, hatta bir ayakkabı boyacısı olan çingeneyi de kapsayacak şekilde, hepsine birer  öykü yükleyerek anlatıyor.

Balonsuz, gazozsuz, dondurmasız Pazar günlerinden, her mevsim aynı reçel kaynatılan evlere , mahalle arkadaşlarının sevgisini satın almak için anne cüzdanından para çalan çocuktan, sevgisizlik duvarının karanlığında ışık arayanlara, çocukluğunun fakir günlerinden çalışarak kurtulma planı yapanlardan, paskalya yumurtası boyayarak zenginlik merdivenlerini tırmananlara, işçi sınıfı ve burjuvalar arasındaki dostluğa dair insan hikayeleri yer alıyor romanda. Karakterler birbirinin hayatından teğet geçerlerken, iç dünyalarında olup bitenleri okuyoruz. Romanın başlarında yer alan karakterler  sonradan çemberin dışında kalıyorlar ve Olcay- Ali- Doğan üçlüsünün yaşamından kesitlere yoğunlaşarak devam ediyoruz.

Kitapta yoksul sınıftan olan Ali’nin hayata bakış açısı, yaşam tarzı ve düşünceleri, zengin çocuğu olan Doğan ve Olcay üzerinde etki yapar. İki kardeş de yaşadıkları sevgisiz ve yapay ortamdan mutlu değildirler ve hayatlarını değiştirecek bir şeyler yapmak istemektedirler. Zamanla Ali’nin dostluğuna tutunarak farklı bir yöne doğru eğilirler. Ancak içinde yaşadıkları toplum ve aile unsurları bu değişiklikleri zorlaştırır. Romanda Ali’nin konuşmaları güçlü yer tutuyor. Olcay’la ikisinin birbirlerine karşı olan ilgilerini açıkladıkları gün Ali, kendisinden apayrı bir hayatı olan Olcay’a şunları söyler:

’İşte ben, bu alışkanlıklarından biri olmak istemem. Senin düzenle olan bağlarından biri. Sabahki diş fırçan, ya da kolunun altına sürdüğün deodorant, ya da yumurtalı şampuan olmak istemem. Bunların günlük mutluluğunda, rahatlığında belki sadece ufak bir payları var. İşte ben bu gündelik mutluluğun daha büyük bir payı olmak istemem. Yani daha rahat olman, korkmaman için örneğin, destek olamam sana. Düzenle bütün bağlarını koparabildiğin zaman, ki bu cesaret ister, bu cesareti gösterebildikten sonra zaten karanlıktan korkmayan biri olursun. O zaman yine beni seversen, bu sevgi kabulümdür. Tamam mı? ‘’  İşte bu satırlar gerçek sevginin tarifidir. Sevdiğimiz insan gündelik mutluluğumuzun bir payı olmaktan öteye geçtiğinde gerçeğe dönüşür.

Ali’nin dışında mutlu bir çingene olan boyacı Necmi’nin, kendi sınıfının dışındaki insanlarla ilgili gözlemleri de düşündürücü. Alıcı kuşla akbabanın hikayesini anlatarak kendi yaşam felsefesini özetler:

’Alıcı kuş akbabaya sormuş, ‘Kaç yıl yaşarsın sen?’ diye. Akbaba demiş ki ‘ Çok yaşarım.’ ‘Peki ne yersin?’ demiş alıcı kuş. ‘Boh yirim, ölü yirim, leş yirim, kohmuş et yirim.’  demiş akbaba. Alıcı kuş, ‘ Eyi eyi, yaşa, sen çok yaşa, e mi!’ demiş. ‘Ben az yaşarım ama bıldırcın yirim, keklik yirim, tavşan yirim.’ İşte alıcı kuş olacan hayatta. Karşındakinin ciğerine dikecen gözünü. Paran varsa onu koyacan karşılığında, paran yoksa canını koyacan. Ama gözün hasmının ciğerinde olacak.’’

Romanda kültür yozlaşması, dönemim siyasal etkileri, sınıf farklıklarının yarattığı uçurumlar, aile içi ilişkiler, kuşak çatışmaları, bireyler arası iletişim sorunu, ahlak kavramı, sadakat, hırs, iyi niyet, sabit fikirlilik ve ön yargı, sade bir dilin anlatabileceği en güzel örneklerle aktarılıyor. Kişiler üzerinde kurgulanan hikayeler bütünü olarak da görebileceğimiz türden bir roman. Okurken bana sürekli yakın zamanda keyifle okuduğum Ayfer Tunç’un Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi isimli romanını hatırlattı. Kurgusunu benzettim. Kavak ağacı etrafındaki insanların hikayeleri geçmiş ve günümüz arasında ilginç bir köprü oluşturuyor.

Sevgi Soysal Bütün Eserleri serisini  İletişim Yayınlarından bulabilirsiniz. Bir sonraki okumak istediğim kitapları,  kadın – erkek ilişkisi ve evlilik temasını işlediği Yürümek ve teyzesi Rosel’in kişiliğinden yola çıkarak yazdığı Tante Rosa.

 

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s