Tutunamayanlar’ı anlayanlar el kaldırsın!

İnternette ve arkadaşımın gönderdiği bir tezde Orhan Pamuk’un  Oğuz Atay okuru ile ilgili şu yorumunu buldum. (Bahsetmeden geçemeyeceğim derecede canımı sıkan bir yorum.) ’ Orhan Pamuk’a göre ; iki türlü Oğuz Atay okuru vardır: 1. ‘Ah canım Selim!’ duyarlığına ilgi duyan kültür ve melodram düşkünü okur. 2. ‘Bat dünya bat!’ sinizmini seven alaycı okur. Ben ikinci takımdanım ve birincilerin Oğuz Atay’dan pek bir şey anladıklarını sanmıyorum” demiş sayın Orhan Pamuk. ( Öteki Renkler kitabı, Bat Dünya Bat başlıklı yazısı. ) Şimdi Tutunamayanlar’ı okumuş biri olarak okuyucunun kategorize edilmesine anlam verememiş bulunuyorum. Kitabı okurken öyle değişik ruh hallerine giriyorsunuz ki kimi zaman alaycı kimi zaman duyarlı ( ya da duygusal ) oluyorsunuz zaten. Kitabın dili sizi o duygularda gezdiriyor. Kurgu ve detaylar Oğuz Atay’ın anlatmak istediklerini güçlendiriyor. Belki şu açıdan düşünebiliriz. Düz bir roman gibi okunmamalı bu kitap. Ama her kelimenin, her olayın altından farklı anlamlar arayarak da okumak, işkence haline gelmez mi. Elbette Orhan Pamuk’un farkındalığı ve benim gibi basit bir okurun farkındalığı arasında büyük fark var. Ama yine de bu kategorize edilme durumunu içime sindiremedim. Oğuz Atay’ı anlayanlar ve anlamayanlar, hatta yanlış anlayanlar bile olabilir. Her okurun eseri yorumlaması, kendine ayırdığı kısımları farklı olabilir.

Kitabı okurken ve bitirdikten sonra da bu araştırma yazıları, eleştiriler ve tezler arasında kayboldum. Karakterler, ağızlarından çıkan her söz, satırlar didik didik edilmiş. Acaba Oğuz Atay hala hayatta olsa bu yorumlara nasıl bir açıdan bakardı diye düşünmeden edemedim.

Tutunamayanlar’ı anlayanlar el kaldırsın! Anlama derecelerinize göre gruplara ayrılacaksınız az sonra.

Reklamlar

4 thoughts on “Tutunamayanlar’ı anlayanlar el kaldırsın!

  1. Tutuanamayanlar’ın eski basısına göre ilk cildine tekabül eden kısmı okuduğum dönemdi. O zaman aynı yerde çalıştığım bir meslektaşım kitabın altını çizdiğim birçok yer olduğunu fark edince, “O kitabı anlamayamayıp okuyamayanlar var, sen bir de altını mı çiziyorsun?” diye aklı sıra benimle alay etmişti.

    Anlamak anlamamak, sevmek sevmemek hakikaten kişisel meseleler. Orhan Pamuk’un Saf ve Düşünceli Romancı ismi ile yayımlanan Norton dersleri notlarını okuma fırsatım olmuştu. Oradaki bakış açısı ile bunu diyorsa, yanlış anlamış olabilir miyiz? Dolayısıyla bu görüşünün yer aldığı metnin tamamını -(Öteki Renkler kitabı, Bat Dünya Bat ismi ile belirttiğin yazıyı) bir yerden bulup okumak isterim bir ara.

    Denk düşmemişsindir belki diye şu linki de göndermek isterim: Şavkar Altınel’in Tutunamayanlar hakkındaki yorumu ve edebiyat dünyasında uzunca bir süre tartışılan polemik: http://egoistokur.com/egoist-okurdan-tutunamayanlar-polemigi/

    Sevgiler,
    Algodón

  2. Gönderdiğin yazıyı okumamıştım. Paylaşım için teşekkür ederim. Bahsettiğin kitaptaki bakış açısını bilmiyorum elbette. Ben yayınlanan eleştiriler ve tezler üzerinden takip etmeye çalıştım. Haklısın, metnin tümü okunmalı. İşte aslında anlatmak istediğim de tam olarak buydu. O kadar ‘yanlı’ görüş var ki, okuyup etkilenme tuzağına düşmek bu kadar kolay. Şavkar Altınel’in hakaret yağmuruna tutulması, sadece farklı bir görüşü olmasından ( olumsuz ) kaynaklanıyor. Orhan Pamuk ise yazara değil , okuyucuya yönelik saptamasıyla ( ki bu eleştiri değil, onun yargısı gibi görünüyor ) dikkat çekmiş. Yine de tüm metni okumadan, herkes gibi o ‘tuzak’ da yer almaktan üzüntü duyduğumu belirtmek isterim.
    Zaten bir düşünceyi paylaşarak senin gibi değerli dostlardan geri dönüş almak bu blogun kurulma nedenlerinden biri.
    Çok teşekkür ederim.
    Konserve Ruhlar.

  3. Bence yanlış düşünmüyor olma olasılığın daha yüksek bu arada 🙂 Sürüden ayrılan düşünceleri genelde çok severim, tabii sağlam bir gerekçesi olduğu durumlarda.

    Bu arada blogunun yeni hâli pek sevimli olmuş, güle güle yaz.

    Algodón

  4. Üç yıl önceki bir yazı olsa da düşüncemi yazmak istedim. Açıkçası ben neredeyse ortaokuldan beri, bu edebi metinlerin “aslında demek istediği” bize sorulduğundan beri yani, yazarların/şairlerin eleştirileri ve analizleri okuyup güldüğünü düşünüyorum. Sanat hiçbir şeyi açık açık anlatma çabası değil ve amaç herkesin kendi anlamını bulmasıdır. Tek bir anlam, tek bir doğru sanatta asla olamaz. Yazar belki tek anlamla yazar ama o bile okuyucuya bunu anlayacaksın diye dayatamaz. Bu sanatın her dalının yapısı itibariyledir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s