Gecenin Sonuna Yolculuk-Louis Ferdinand Celine

Louis Ferdinand Celine duru ve açık yazım tarzıyla, savaşın içine komik bir şekilde ittiği bir gencin ‘Bardamu’nun gözünden,savaşla ilgili yaşanan saçmalıkları ve ölümü anlatıyor.Kendisi de 1.Dünya Savaşında bizzat yer alan Louis Ferdinand,savaş sonrası tıp eğitimi almıştır.Kitabın kahramanı Bardamu ile paralel bir hayat yaşamış gibi görünüyor.Tıpkı onun gibi gönüllü olarak katılıyor savaşa.

Savaş boyunca Bardamu’nun gözünden, yaşadıklarını sokak diliyle anlatmasını dinliyoruz.Sanki Bardamu karşımızda,oturmuş bize yaşadıklarını anlatıyor.Fransa’dan Afrika’ya oradan da Amerika’ya varan yolculuk bir bireyin insanlık üzerindeki gözlemlerini acımısızca aktarıyor.Bu yolculuk boyunca kahramanımızın karşılaştığı tipler,gerçek hayatta çoğumuzun bilmezden geldiği,varlığını kabul etmek istemediğimiz ama içimizden biri olarak hayatlarını sürdüren karakterler.İnsanlar hakkında müthiş bir inceleme var kitapta.Hani bu kadar da olmaz dediğimiz,şaşırdığımız tipler vardır ya..İşte hepisini tek tek incelemiş yazarımız.Ülkesi Fransa hakkındaki gerçek düşüncelerini,süslemeli cümlelere ihtiyaç dumadan acımasızca yazmış.Tabi bu açık görüşlerden Afrika ve Amerika da nasibini alıyor.İki ülkeyi de çok üstün körü gözlemleyen ben bile 1932’den bu yana çok da fazla bir şeylerin değişmediği gibi bir genelleme yapıyorum affınıza sığınarak.Bu kesinlikle insanlar hakkında küçük bir yorum.Üzerimize yapışan ‘kültür’  maalesef ikinci bir derimiz gibi bizi kaplamış.Genlerimize yapıştığındandır belki de..1930’larda Türkiye ‘de geçen bir roman okusam,bugünlere has izleri yakalayacağıma eminim…

Orduda komutanların saçma  sapan isteklerine boyun eğmek zorunda kalan,anlamsız keşiflere gönderilen,ölmemek için görünmez olmaya çalışan askerler gün geliyor savaştan kaçmak için düşmana teslim olmayı bile düşünür oluyorlar.Diğer bir kaçış yolları ise hastalanmak ya da kafayı üşütmek..Bardamu bütün bu yolları deniyor denemesine ama kendinden kaçamadığını bildiği için hiçbir zaman mutlu olamıyor.Savaştan kaçıyor evet,dünyanın öteki ucuna kadar gidiyor.Ama her seferinde kendini başka bir savaşın içinde buluyor.Sonunda ülkesine geri dönüyor,savaş sonrası kırıntılarda yaşamaya çalışıyor.Bir meslek sahibi olmasına rağmen,(doktor olmasına rağmen) kıt kanaat yaşamak zorunda kalıyor.

İnsnaların ölümü ya da yaşamı arasında bir fark yok kitapta.Öyle sefil hayatlar var ki,öldüklerinde huzura eriyorlar.Yaşamak değil,karnını doyurmak amaç.Bardamu sadece öldüğü zaman gecenin biteceğine inanıyor.Sonuna kadar gidiyor gecenin,delirmenin sınırında,sıtma günlerinden kalan titremelerle…

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s