Kimironko Halk Pazarı

İstanbul’dayken sebzelerimizi sitenin yakınlarında bulunan marketlerden alırdık. Halk pazarına gitmek için hiç zamanımız olmazdı. Zincir marketlerin sattıkları uzun süre beklemiş, uzaklardan geldiği için çok da taze görünmeyen, evde buz dolabında bir gün geçirmeye dahi dayanamayan sebze ve meyveleri almak zorunda kalıyorduk. Fiyatlar konusunda da sağolsun bu zincir marketler , halk pazarlarının neredeyse iki katı diyebileceğimiz rakamlarla , İstanbul’luların parasını fazla fazla almayı çok iyi biliyorlardı. Çocukluğumu geçirdiğim Selçuk (İzmir) ‘de öyle güzel bir pazar kurulur ki, taze taze rengarenk sebzelere bakmaya doyamazsınız. Mevsimine göre meyveler, sebzeler, egeye özgü otlar, dağlardan toplanmış farklı cinslerde mantarlar… Herşey bulmak mümkün bu güzelim pazarda. Cumartesi günleri kurulan bu büyük pazar, civar köylerden insanların geldiği, tura çıkmış turist gruplarının uğradığı, yöre halkının ve gençlerinin sosyal bir aktvite olarak gördüğü renkli bir pazardır. İstanbul’dayken Selçuk’un bu güzelim halk pazarını çok özler, İzmir’e annemleri ziyarete gittiğim her zaman pazara da biraz zaman ayrırdım. Şimdilerde Afrika’nın bu şirin ülkesinde halk pazarına ne zaman gitsem, Selçuk pazarını daha fazla özlüyorum.

Kigali’de Kimironko  gibi üstü kapalı mekanlarda yer alan , her bölgede farklı şekilde isimlendirilmiş, haftanın her günü açık halk pazarları var. Bizim evimize en yakın olanı Kimironko’da. Pazara geldiğinizde daha arabanızı park etmeden sarı gömlekli, pazarda çalışan, aldığınız eşyaları taşımak için yarışan çocuklar karşılıyor sizi. Her ne kadar kimseyi istemediğinizi defalarca söyleseniz de onlar bunu hiç duymuyor ve birisi mutlaka peşinize takılıyor. Gölge gibi adım adım sizi izliyor. ‘Give me job,give me job’ diyerek sürekli size baskı yapıyorlar. Sonra bir de bakmışsınız pazar çantanızı almış, aldığınız her şeyi içine tıkıştırıyor. Artık onlara laf anlatmaktansa kendi haline bırakmayı tercih ediyorsunuz. Pazarda her şey bölüm bölüm yer alıyor. Kuru bakliyatlar, sebzeler, meyveler, kıyafet satan yerler sıra sıra karşınıza çıkıyor. İlk girişte malesef balık bölümü var. Kurutulmuş birkaç çeşit balık satıyorlar. O kadar baskın ve kötü bir kokusu var ki nefes almadan geçmeye çalışıyorum. Son gittiğimizde hava çok sıcaktı ve koku sanki iki katına çıkmıştı. Bir o kadar da sinek var tabii. Girişteki bu hoş karşılaşmayı atlattıktan sonra sebze bölümüne geçiyorsunuz. Elinizde bir de pazar çantası varsa (Ruanda’da naylon poşet kullanımı yasak) herkes bir şey satmak için uğraşıyor. Kolunuzdan tutup  ‘madam madam’  ya da  ‘sister sister’  diyerek biber, fesleğen, kişniş uzatanlar, sizi kendi sergisine çağıranlar, bir yandan sıcak ve koku… Ayrıca tezgahların arası çok dar ve biraz kalabalık olunca geçemiyorsunuz. Eşime hep ‘boss’ diye sesleniyorlar. Para kimdiyese ona yaklaşma durumları, malum 🙂 İlk zamanlar taze sebze ve meyveleri görünce heyecanlanmış, böyle bir pazar olduğu için sevinmiştim. Ama her hafta aynı koşuşturmayı yaşamak ve insanların üzerinize üzerinize gelmesi boğucu olmaya başladı. Bir de şöyle bir durum var. Ürünlerin üzerinde fiyat yazmıyor. Kafalarına göre bir şey söylüyorlar. İki kabak beğendim (bazı şeyler burada taneyle satılıyor) önce 1000 rwf dedi, sonra 500 ‘e indi. Asla onların söylediği fiyatı vermemek lazım. Mzungu görünce  (burada yabancılara mzungu deniyor)  fiyatlar coşuyor 🙂

Ama gerçekten güzel ve  taze sebzeler var. Renkli bir pazar. Muz en ucuz meyvelerden. Büyük yeşil olanlarla yemek yapıyorlar. Bir kez kızarmışını denedim, patatesi andırıyordu. Restoranlarda aldığınız yemeğin yanına (genelde et yemeklerinin) alternatif olarak muz da isteyebiliyorsunuz. Yolda giderken sarı ve yeşil muzları kafalarının üzerindeki sepetlerde ya da bisikletleriyle taşıyan insanlar göze çarpıyor. Halkın çoğunluğu için önemli bir gıda maddesi. Şehir dışına biraz çıkınca muz ağaçlarının sayısı artıyor. Neredeyse her kulübenin önünde var.

Fotoğraf çekmek istediğinizde , aslında ülke genelinde diyebilirim çok hoş karşılanmıyor. Çoğunluk izin vermiyor. Bir iki kaçak fotoğrafım var o kadar.

Pazarda sebzelerin yanı sıra kıyafet de var. Ama çoğunluğu kullanılmış giysilerden oluşuyor. Bir de terziler var. İsterseniz söylediklerine göre 20 dk da istediğiniz kumaştan afrika tarzı gömlek dikiyorlarmış. Ama ben 20 dk kısmına pek güvenmiyorum. Zira burada zaman kavramı bize göre biraz farklı. Herkes o kadar yavaş hareket ediyor ki bazen kendimi yavaşlatılmış bir film izliyor sanıyorum. Bu durum sinirleri zorlamıyor değil.

Pazarda ilginç ve komik manzaralarla karşılaşmak mümkün. Tezgahın kenarında uyuyanlar, kabakların üzerine koyduğu radyodan İngiliz futbol takımının maçını takip edenler, sarımsak soyanlar, sırtında bebekle gezenler… Dün bir sepet dolusu pancarın yanında , boyu sadece sepet kadar olan bir çocuk gördüm. Tam fotoğraflık bir kareydi. Çocuk ve sepet aynı boyda, gülerek bakıyor. Keşke görünmez bir fotoğraf makinem olsa diyorum böyle zamanlarda.

Youtube’da pazarla ilgili bir video buldum. Onu izleyerek küçük bir gezintiye çıkabilirsiniz:

Reklamlar

6 thoughts on “Kimironko Halk Pazarı

  1. Çok keyifli bir yazı olmuş. Seninle birlikte pazarda dolaştığımı söyleyebilirim. Herkesin pazar anısı vardır. Çocukluğumuzun pazarları mazi olduklarından mıdır, yoksa sahiden mi harikadır bir başka anımsanır. Yaşlanıyorum :))

  2. Umarım seni de kolunda çekip ” madam madam “veya “sister sister” demiyorlardır, bundan aslaaa hoşlanmayacağını biliyorumm hele her hafta tanımadığın insanların kolundan çekiştirdiğini düşünürsekk ! 🙂

  3. bize gelen turistler de böyle pazarlar arıyor sanırım. bayılıyorlar where is the market? diye sormalarından bıktım.seni düşünemiyorum nilüfer o çocuklar seni çekiştirirken özgür her seferinde bir daha seninle pazara gitmem diyordur. ama o değişik meyveler muzlar…. ben de yeşil kızartılmış muz istiyorum.deneyeceğim.tarifini de bulabilir misin?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s