Pedro Paramo-Juan Rulfo

Meksikalı yazar Juan Rulfo’nun birçok yazarı etkileyen kitabı.Annesine ölüm döşeğinde verdiği söz üzerine yıllardır onları arayıp sormayan baba Pedro Paramo’yı arayan oğlunun öyküsü..Kahramanımız Juan Preciado,Comala Vadisi’ne vardığında annesinin anlattığından çok farklı,terk edilmiş bir köyle karşılaşır.Bu garip ve sessiz köyde,arafta kalmış ruhlar,köyün sakini izlenimi veren ama ölü mü canlı mı  olduğu anlaşılmayan kişiler,babası Pedro Paramo’nu çocukluğuna ve hayatının aşkı Susanna’ya dair anılar ve yaşanmış, üzeri örtülmüş şiddet ve ahlaki karmaşalar yer alır.

Mezarda yapılan konuşmalar,yıllar önce köyün eski sakinlerinin kendi aralarında yaptığı konuşmaların Juan’ın dünyasına yansıması,devrim,şiddet,kiliseye olan inanç,Comala Vadisi’nde yaşanan uğursuzluklar;karışık,ama kendi içinde  ahenkli bir düzenle işleniyor.

Pedro Paramo’nun Comala’dan intikamı acı oluyor;Yaşadığı olaylara bu köyün ve halkının neden olduğunu düşünen kötülük tohumlarıyla büyümüş ruh,söylediği şu cümleyle bir çok insanın kaderini değiştiriyor:

‘Kollarımı kavuşturacağım ve Comala açlıktan geberecek.’

İşte Juan’ın vadiye vardığında gördüğü manzara Pedro’nun bu sözlerinin ertesindeki olayların sonucu oluşmuştur.

Bu kitabı okurken sık sık Gabriel Garcia Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık kitabını anımsadım.Büyülü gerçekçilik akımının öncülerinden olan yazar ,Juan Rulfo ile benzer bir anlatım sahibiydi.Juan Rulfo bu yazdığı kitabıyla ve yazım tekniğiyle  Latin Amerika ve İspanyol yazarları üzerinde büyük etki bırakmış.Gabriel Garcia Marquez bir konuşmasında 1961 senesinde  Juan Rulfo’nun tarzı ile tanışmasını, hayatını değiştiren keşif olarak değerlendirir.Başyapıtı olarak bilinen Yüzyıllık Yalnızlık’ı bundan sonra yazmıştır.

‘Büyülü gerçekçilik,normal ya da gerçekçi kabul edilen sanat akımlarında olmaması gereken sihirli ve mantık dışı öğeleri içeren sanat akımı olarak tanımlanıyor.Büyülü gerçekçilik akımının en önemli özellikleri, fantastik ya da tuhaf unsurlarla, gerçekçi unsurların karıştırılması ya da yan yana kullanılması, kıvrımlı hatta labirentimsi anlatım tekniklerine ve temalara, ustalıklı zaman değişimlerine, rüyalara, yerel mitlere, cinlerle, perilerle dolu masalımsı hikâyelemeye yer verilmesi, dışavurumcu ve gerçeküstücü tanımlamaların ve esrarengiz bir bilgelikle korkunç, izah edilemez, şaşırtıcı ve hatta ani şok yaratacak unsurların kullanımıdır.’

Bu tarzın örneklerinden bazıları;

Mario de Andrade -Macunaima (1928)

Miguel Ange Asturias-Mısır Toplayıcıları(1949)

Isabelle Allende kitapları

Laura Esquivel -Acı Çikolata

Jorge Luis Borges – Alçaklığın Evrensel Tarihi

(Büyülü gerçekçilik tanımla ilgili notlar Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi’nden alınmıştır .                                (http://sbe.dumlupinar.edu.tr/dergi/30/5.pdf)

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s