Karaduygun-Sema Kaygusuz

2012 yılı başlarken bir takım kararlar almıştım.Bunlardan biri dafa fazla okumak ve daha önce okumadığım yazarların eserlerini denemekti.Bir dizi olayın etki ve tepki zincirlerinin sonucu,içinden asla çıkamayacağım bir kaosun ortasındayken,kendimi birden bire varlığımın hiç bir döneminde olmadığı kadar huzur ve zaman sahibi bir ortamda buldum.Bu konuda bana değerini hiçbir şeyle ifade edemeyeceğim olanağı yaratan eşime sonsuz teşekkürleri her fırsatta sunmayı bir borç bilirim..Nitekim,bu eşşiz ortamın hayallerini kurarken boş durmamış,bir takım insanlar sağda solda nerede indirim var,hangi çantayı alsam,bu ayakkabı mı daha güzel,ne renk alayım gibi benliklerinin yegane amaçları peşinde koşarken,bendeniz paralel olarak,hangi kitapçıda indirim var,bu kitabı nerede bulabilirim,kargo kaç günde gelir,bu yazarın başka hangi kitabını almalıyım gibi soruların içinde cevaplarımı arıyordum.Sonuç olarak bazı kısıtlama süzgeçlerine maruz kalmama rağmen iki koli kitabımı saatlerce sürecek bir yolculuğa çıkarmayı başardım!

Sevgili evsahibimizi de odalardan birini kitap odası yapma konusunda kafalayıp, Afrika şartlarına göre oldukça iyi diyebileceğim bir kitaplığa da sahip oldum.Şimdilerde kolilerden raflara terfi etmiş kitaplarımın tadını çıkarmakla meşgulüm.
Temmuz ayı itibariyle yeni evimize de yerleşme sürecinin etkilerini bir kenara bırakırsak henüz 7 kitabımı okuyabildim:Ruh Üşümesi(Adalet Ağaoğlu),Sineklerin Tanrısı(William Golding),İmkansızın Şarkısı(Haruki Murakami),Unutma Bahçesi(Latife Tekin),Ölü Zaman Gezginleri(Hasan Ali Toptaş),Karaduygun(Sema Kaygusuz) ve son olarak bu sabah erken saatlerde başlayıp akşam bitiridiğim Pedro Paramo(Juan Rulfo).Birazdan bahsetmek istediğimse Karaduygun..

Karaduygun Sema Kaygusuz’un  son,benimse ilk kez tanıştığım kitabı.Hikayelerden ve Şair Birhan Keskin’in karakter olarak konuk olduğu anlatılardan oluşuyor.Öykülerden en sevdiğim terzi Helin’in hikayesi.Fikir çok ilginç.Şişede not klişesi öyle güzel bir öyküye dönüşüyor ki neredeyse karakterlerden Bora’nın yerinde olmak,bu mucizevi rastlantıda şişeyi  bulan siz olmak istiyorsunuz.

İçimi en çok burkan ise en sonda yer alan kelebek vadisinde geçen hikaye.Bir diğeri de ısrarcı Gülayşe’nin insan ruhunda yarattığı başkalaşımı işleyen Musallat isimli öykü..Bazı öyküler biterken sonlarında kullanılan belirgin cümleler, bir sonraki öykünün parçası  oluyor.Bu da okuyucuyu meraklandırıp,ilgisini arttırıyor.

Karaduygun yazarın diğer kitaplarını da okuma isteği uyandırdı bende.Kitapla ilgili bir dostumun yazdığı güzel bir yoruma  yönlendireceğim sizleri.Kendisi  yazarın anlatım diline duyduğu hayranlığı ve kitapla ilgili düşüncelerini çok güzel aktarmış.Başka söze ne hacet diyerek artık sık kullanılmayan bir cümleyle sahneyi  alesta/not defterim’e bırakıyorum:

http://alestaedebiyat.blogspot.com/2012/03/karaduygun-ustune.html

Reklamlar

Karaduygun-Sema Kaygusuz” üzerine 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s