Zaman yönetiminden ’40’ sayısına atlayış!

Geçtiğimiz ay içersinde şirketimizde ‘Zaman Yönetimi’ eğitimi aldık..Amaç zamanımızı nasıl daha iyi kullanabiliriz,işlerimizi nasıl düzene sokabiliriz bunları öğrenmekti..Eğitmen başlamadan önce günlük rutininden bahsetti.İster istemez kendiminkiyle kıyasladım:

Eğitmenin günlük hayatı:Sabah elini yüzünü yıkadıktan sonra yoga yapmak,meditasyon yapmak,işe gitmek.İşten gelince eşiyle beraber meditasyon yapmak,yemek yemek.Yemekten sonra yürüyüş yapmak..Ana maddeler bunlar..

Benim rutinim:Alarmı 5 dk ertelemek,5 dk dan fazla uyuyup ,uyanınca apar topar hazırlanıp servise koşmak,1,5 saatlik yolculuk sonunda işe varmak.Akşam aynı şekilde eve dönmek..Yemek hazırlamak ve  yemek,ütü yapmak,ertesi gün için hazırlık yapmak,eğer yeterli  gücü kendimde buluyorsam bir kaç sayfa kitap okumak…

Yani benim yemek-bulaşık-ütü-serviste yolculuk gibi asla değişmeyecek rutinlerim eğitmenin yürüyüş-meditasyon ve yoga zamanlarına denk geliyor..Bu tabloya bakınca kendi halime üzülmeden edemedim…Nasıl bir hayat yaşıyorum ben diye arabeske bağladım.Ama çevremdeki insanların çoğu da aynı tabloyu yaşıyor…Onlardan destek aldım .Neyse servisle eve gelirken yolda kitap okuyorum..Bu da bir nevi zaman yönetme bana göre….

Sonra konu alışkanlık edinmeye geldi.Eğer bir eylem ve davranışı çok sık olarak tekrar edersek beynimizde yeni bir bağlantı oluştururmuş.Bir eylemi 21 gün boyunca yapmak o davranışın alışkanlık haline gelmesi için yeterliymiş…40 defa yaparsak ise o eylem veya davranış ruhumuza işlermiş ve bir daha zor bırakırmışız…..Ben buradaki 40 sayısına fena takıldım.Kısacık bir anda aklımdan 40 sayısı ile ilgili günlük hayatımızda kullandığımız bir sürü şey geçti.Bazen bu sözlerin deyimlerinin nereden çıktığını bile bilmediğimizi fark etim.Sonra daha benim duymadığım kullanılan neler vardır dedim…İşyerindeki arkadaşlarıma sordum.Herkes katkıda bulundu..Onlara da bulaştırdım.Kafa yordular onlar da….Sonra twitter’da da tanıdıklarıma danıştım..Dostlarım sağolsun katkılarını eksik etmediler..Hepsini toparlayıp notlarımı paylaşıyorum şimdi..Sadece çok bilinenlere yer vermek istedim.Çok var aslında,Bu arada internette araştırma yaparken çok güzel bir tez gördüm:

KIRK SAYISININ HALK EDEBİYATI ÜRÜNLERİNDE KULLANIMI ÜZERİNE BİR İNCELEME.Ahmet Özgür Güvenç hazırlamış:

‘Bir işi yapmakta nazlanan ya da o işi yapmak istemeyen kişiye “kırk dereden su getirdin” denir. Zamanını kendi evinden çok başkalarının evinde geçirene “kırk evin kedisi” benzetmesi yapılır. Bir iş için çok kimseyle görüşülürse “kırk kapının ipini çekmek” deyimi kullanılır. Bir şeyin defalarca yapıldığını ifade etmek için yine kırk sayısı imdada yetişir. Bir kimsenin acınacak hâlde, güç koşullar altında olduğunu belirtmek için “kırk öksüzle bir mağarada mı kaldı” ya da eldeki paranın çok az olduğunu açıklamak için “kırk parasız”, “kırk param yok” gibi deyimler kullanılır. Birbirinden farklı birçok işle uğraşanlara “kırk tarakta bezi olmak”, bir zaman diliminin uzunluğunu belirtmek için “kırk yılda bir”, “kırk yıl”, “kırk saat”, “kırk yılın başı” gibi tanımlar kullanılmaktadır. Bu kullanımlara daha da fazla örnek vermek mümkün’.diye devam ediyor.

Daha ayrıntılı bilgili edinmek isteyenlerin Ahmet Bey’in tezini okumasını tavsiye ederim.

http://turkoloji.cu.edu.tr/HALK%20EDEBIYATI/ahmet_ozgur_guvenc_kirk_sayisi_halk_edebiyati_kullanim.pdf

Arkadaşlarla yaptığımız beyin fırtınası sonucu elde ettiklerim:

*Kırk yıllık kani olur mu yani

*Bebeklerin 40’ının çıkması

*40 mevlüdü

*40 gün 40 gece düğün yapmak

*40 satır 40 katır

*40 haramiler

*Bir fincan kahvenin 40 yıl  hatırı vardır

*Bir ayak üstünde 40 yalanın belini bükmek

*Bir şeyi 40 kere söylemek

*Bir deli kuyuya bir taş atar 40 akıllı çıkaramaz

*Kılı kırk yarmak

*Güzele 40 günde doyulur,iyi huyluya 40 yılda doyulmaz

*40 ından sonra azanı teneşir paklar

*Sarımsağı gelin etmişler 40 gün kokusu çıkmamış

*40 yıllık dost

*40 tarakta bezi olmak

*Bir yastıkta 40 yıl

*Bir insan 40’ında ne ise 80’inde de o dur.

*Kırk kapının ipini çekmek

*Kırk körün bir değneği

*Kırkları karışmak

*Kırk serçeden bir kaz iyi

*Kırk hırsız bir çıplağı soyamamış

*Kafasında 40 tilki dolaşmak

*40 gün taban eti bir gün av eti

*Kırgızlar’ın Manas Destanı’nda 40 evden 40 çocuk alınır ,40 yiğit arkadaş olurlar. Kazak hükümdarı Sağın Han, bir sabah 40 cariyesi ile nehrin kenarına iner, bu cariyeler nehrin güzelliğine hayran kalıp parmaklarını suya daldırırlar, bunlardan 40 kız çocuk doğar, bu yeni nesle “kırk kızlar” denir ve bu söz” kırgızlar”a dönüşür.

*İslamiyet’te zekat,  malın 40’da biridir, ölen için 40. gün mevlit okunur, ”kırkaşı” denilen yemek verilir,  Alevi-Bektaşi inancında 40’lar meclisi vardır, tasavvufta 40 veli önemli rol oynar, bu velilere manevi bağ oluşturmak için “kırklara karıştı” denir. Hadis tarihinde “kırk hadis”lerin yeri  ve önemi çok büyüktür.

ve son olarak karantina kelimesinin de 40 sayısı ile ilgili olduğunu öğrendik.Fransızca bilen arkadaşımız Özge’nin katkılarıyla…

**(Alışkanlık kazanmak için çevremizden destek alabiliriz.Çevremizdekilere hesap vermek bizi zorlar.Bununla ilgili bir site önerdi bize http://healthmonth.com/ ..Alışkanlık oluşturmada sorun yaşayanlar destek alabilirler..Eğlenceli bir siteye benziyor.)

**Zaman yönetimi kavramıyla dalga geçen bir film önermek istiyorum.Marcos Siega’nın bir filmi.Kaos Teorisi.Frank Allen isimli, herşeyi zamanlı ve düzenli yapan birinin bir gün karısının saatleri ileri almasıyla feribotu kaçırması ve tüm  hayatının değişmesini anlatıyor.Eğitimden çıkanlara tavsiye ettiğim bir film..Tam bir zıtlık!!!

Reklamlar

5 thoughts on “Zaman yönetiminden ’40’ sayısına atlayış!

  1. Nilüfer,
    yazdıklarını çook begendim….Belliki hayatımızda kırkın ayrı bir yeri var bunu kabul etmek lazım….Ama benim kişisel görüşüm insan hayatını başkalarının çizdiği yaşam biçimlerine sıgdırmaya çalışmakla geçirmemeli.Herkesin çizgisi farklı olmalı….Tanrının bana verdiği engüzel hediye yaşam.Ben onu başkalarının kadife kutularına koymaya çalışmak yerine kendi çamurlu pantolonumun cebinde taşımayı seviyorum..Bana ne herkesin ne yaptıgından ben böyle mutluyum…
    Bu benim hediyem karışmayın siz…….

    • haklısın…sana katılıyorum..Doğduğumuz günden beri içine sokulduğumuz kalıplardan çok sıkıldım.Ne zaman bu kalıpların dışına çıksak hemen yadırganıyor tepklilerle karşılaşıyoruz..Madem hayat bizim hayatımız,bize verilen bir hediye, o zaman bırakalım kendi çizgimizde ilerleyelim.Boşverelim milleti..

      • biz yeryüzünün küçük varlıkları , sistemi değiştiremeyiz yetmez gücümüz,ama sistemin içinden çıkabiliriz 🙂

  2. Cok seker bir yazi ve 40 lar incelemesi olmuş, ellerine saglik, hatta emegine saglik.
    Bence herkes kendi cizgisinde yaşar,
    bir sekilde bizi belrleyen temel ozelligimizu olusturur… Amma geyik yapiyorum..:))
    Yaşayip gidiyoz iste şu donme dolabi denilen dunyada….
    BB

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s