Ubor Metenga Buluşmaları-Hulki Aktunç(28 Şubat 2012,IKSV)

Önce nedir bu Ubor Metenga dedim..Neden Ubor Metenga??Oğuz Atay’ın Korkuyu Beklerken hikayesinde bahsi geçen gizli örgütün adı olduğunu öğrendim.Yekta Kopan kendi blogunda Ubor Metenga ile ilgili detaylı bilgiler vermiş..Gerçek bilgiyi kaynağından edinmek daha yerinde olacağı için Fil Uçuşu‘nu ziyaret etmenizi  tavsiye ederim.

Bu ay ilk defa katıldığım bu söyleşide 29 Haziran’da hayatını kaybeden değerli yazar Hulki Aktunç’un Lodos Düğünü adlı öyküsü üzerine konuşuldu.Söyleşi gerçekleşmeden bir ay önce IKSV ye mail atıp kayıt yaptırıyorsunuz.Kaydımız başarıyla gerçekleşti.Şimdi sırada Hulki Aktunç’u tanımak vardı.IKSV’nin sayfasında hangi öykünün işleneceği yazmadığı için herhangi bir kitabını almaya karar verdim.Şu anda kitapçılarda Hulki aktunç’un kitaplarını bulmak çok zor.Hemen hemen her yerde sadece Bir Çağ Yangını ve Son İki Eylül kitapları var.Bu iki romanını alıp okudum.Ama tabiki bir yazarı anlamak ve tanımak için sadece iki kitabını okumak yeterli değil.Elimde çok fazla kaynak olmadığı için Hulki Aktunç’la yapılan röportajları bulup okudum.Murat Gülsoy’un kendisiyle yaptığı röportajı okuyunca Hulki Aktunç’la ilgili biraz da olsa bilgi sahibi olmanız mümkün.Bunun dışında Füsün Akatlı’nın yazdığı Huli Aktunç’un Öykü Dünyası isimli yazısı da yol gösterici bir belge.

Daha sonra Lodos Düğünü isimli öykü üzerine konuşulacağını öğrenince her yerde bu öyküyle ilgili bilgi aradım.Hangi kitabında olduğuna dair bile bilgi bulamadım.Murat Gülsoy’a sordum.Toplu Öyküler’de ya da Ten ve Gölge kitabında olduğunu yazdı.Bunun üzerine Taksim’deki bildiğim bütün kitapçılarda ve sahaflarda bu eserleri aradım..Sadece Robinson’da Toplu Eseler 1 (1996 Basım,İyi Şeyler Yayınevi) ve Istıraplar Ansiklopedisi’ni bulabildim.Ama toplu Eserler 1’de de Lodos Düğünü yoktu..Zaten söyleşide önce öykü okunacakmış..O yüzden bununla yetinmek zorunda kaldım..

Söyleşiye katılım oranı çok iyiydi.Edebiyatsever bu kadar insanın bir araya toplanması çok güzel..

Ayfer Tunç  Hulki Aktunç için ‘Merak böceğinin istilasına uğramış bir adamdı.Her şeyi merak ederdi.Doğayı çok sever ve merak ederdi.Bir insan  bir  bünyeye bu kadar merakı nasıl sığdırır anlamazdım.Onu farklı kılan merak unsuruydu.Merak ve öğrenme yaşama biçimiydi..’  dedi.Ayrıca Hulki Aktunç’un genç yazarları kucaklayan,yüreklendiren,takdir eden, egosuz bir yazar olduğunu söyledi.Öykülerinde Sait Faik öyküleriyle bir akrabalık olduğu konusunda hem fikir oldular.Öykülerini yeni okumaya başladığım için bu konuda yorumda bulunamam.Ama Lodos Düğünü öyküsünü dinlediğimizde bile hikayede detayların nasıl  işlendiğini gördük.Murat Gülsoy doğru bir  noktaya dikkatimizi çekti:’İyi edebiyat hayatta fark edemediğimiz duyguları bize gösterir,Hiç farkına varmadığımız anları ortaya çıkarır.’Bu cümleye kesinlikle katılıyorum.Okuduğum her kitap,izlediğim her film,bir resim ya da bir fotoğraf belleğime hücum ettiği anda hayata bakışımı değiştiriyor.Bunu biliyorum ve bunun etkileriyle başa çıkmaya çalışıyorum.Her zaman olumlu etkisi olduğunu söyleyemem tabiki..Neticede hepimizin belilrli bir hayat tarzı var ve buna ters düşen örnekler gördüğümüzde,hatta biraz gözümüz açıldığında afallıyoruz..İşte ben buna edebiyat etkisi diyorum.Okumak,insanı doldurur,güçlendirir,şaşırtır,yüreklendirir…

Hulki Aktunç’un Murat Gulsoy’un yazıyla hayat arasında nasıl bir ilişki vardır sorusuna verdiği cevap bu durumu çok güzel anlatıyor:

‘Tabii burada insan Oscar Wilde’nin o ünlü lafını anımsıyor. Yani bir saate kadar sanat yaşamı taklit eder ama bir saatten sonra da yaşam sanatı taklit eder. Örneğin bir İngiliz ressamı Turner, bu dünyadan gelip geçtiyse, siz de onu izlediyseniz, ondan sonra gün batımlarına başka türlü bakarsınız. Bir de sevgili usta Oktay Akbal’ın “Yazmak yaşamak, yaşamak yazmak”, yanlış anımsamıyorsam, bir yapıtı vardır. Bunlar sürekli olarak birbirlerine dönüşür. Kim acaba Gregor Samsa’nın öyküsünü okuduktan sonra yaşamının belirli parçalarını ona benzetmemiştir? Kim Moby Dick’i okuduktan sonra bir deniz yolculuğunda Kaptan Ahab’ı düşünmemiştir. Yani bu çok zor. Dolayısıyla bunları birbirine sürekli dönüşen iki alan olarak kabul ediyorum ben.’

İste aynen böyle tanımlamış Hulki Aktunç.Bence edebiyat etkisi budur…

Hulki Aktunç dosyasını bu şekilde kapatmaya niyetli değilim..Mümkün oldugunca diğer kitapları ile ilgili paylaşım da bulunmak isterim.Şu anda Toplu Eserler 1’i okuyorum..Çok ilginç öyküler var…Kitabın son baskısını ben aldım maalesef 🙂

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s