Aslı Tohumcu’nun Abis’i üzerine…

Aslı Tohumcu merakım KırmızıKedi Yayınevi’nin kitap tanıtım kataloğundaki TAŞ UYKUSU isimli kitabı hakkında okuduklarımla başladı..Hüsnü Arkan’ın Mino’nun Siyah Gülü yeni çıkmıştı ve eşim bana hediye almıştı.İşte o kitabın içindeki tanıtım kataloğuna göz atarken şu cümleler beni kendine çekti..’Taş Uykusu, köksüzleşerek kurumaya yüz tutan edebiyatımızı, elinden tutup yeniden toprağına, kalabalıkların arasına çekiyor. Aslı Tohumcu, bir belediye otobüsünde birlikte yolculuk etmek zorunda kalan insanların zihninden geçenleri okuyarak, günümüz Türkiye’sinin şiddet yüklü yüzünü hüzünlü bir fotoğraf karesine çeviriyor’…İşte bu satırları okuduğumda aklımdan şu geçti…Ne zaman metrobüse binsem hep insanları incelerim..Her insan bir hikaye diye düşünürüm..Bir metrobüs dolusu insan, bin öykü…Aklımda hep şöyle bir konu vardı:Metrobüs İnsanları..Metrobüste insanlar ikiye ayrılır; oturacak bir yer bulacak kadar şanslı olanlar ve ayaktakiler..ve iki tarafından gözünden hayatsal  incelemeler…Ne zaman metrobüse binmek zorunda kalsam uzun ve sıkış tepiş yolculuklarım sırasında hep bu konu aklıma gelir bir de Aslı tohumcu’nun kitabı..Ben de yazacaktım Metrobüs insanları diye bir öykü derim hep..Aslı yazmış işte otobüs versiyonunu :)) Neyse henüz Tas Uykusu’nu okumuş değilim ama Taş Uykusu sayesınde keşfettim Aslı Tohumcu’yu ve ilk fırsatta Abis’i aldım.Abis kendisinin ilk öykü kitabı..Herkesin hayatında tanık olduğu en azından bir gazetenin üçüncü sayfasında mutlaka okuduğu,ne hayatlar var deyip kendininkine şükrederken aslında kendisinin de o insanlardan biri olduğu gerçeğini keşfedişini  anlatıyor..İçimizdeki şiddet olgusunun sonuçlarını ve ruhsal deneyimleri,insan olmanın zorluğunu o kadar iyi işlemiş ki..Herkes kendini ‘insan’ sanıyor ama aslında ‘insan’ olmaya çalıştığının farkında değil..İnsancıklar dünyasında henüz olgunlaşmamış ruhların birbirlerine verdikleri zararlar günümüz şiddet suçlarının ana sebebi.Kitapta okuyacığınız her öykü en basit hayatlarda bile gizli olan şiddet ve nefret duygularını gözler önüne sererek aslında ne kadar tehlikeli insancıklar olduğumuzu anlatıyor..Aslı Tohumcu satır aralarından sesleniyor bize..Hatta daha da ileri giderek kitabın sonunda bazı aktiviteler hazırlamış..Ne kadar şiddet eğiliminiz var kendiniz görün dercesine..Ben denemeye kalktım ama çıkan sonuçtan ben bile korktum!!!

Bu arada kitaptaki en sevdiğim öyküye değinmeden edemeyeceğim.İsmi;Yemezler.Mutsuz bir evlilik yaşayan bir  çiftin öyküsü..Kadının yasadıklarını ve hissettiklerini öyle güzel aktarmış ki sanki bir arkadaşınız geçmiş karşınıza anlatıyor.O arkadaşınızı o kadar çok seviyorsunuz ki siz de hissediyorsunuz, o anlattıkça sizin de canınız acıyor..Ve sonra eşinin anne babasına mektup yazması ..işte bu noktada şaşkına döndüm..çünkü bu fikir çok dahice geldi bana..ve sonrasında olanlar..Daha fazla detaya girmeden bu güzel öykü kitabını okumanızı tavsiye ederek yazımı noktalamak istiyorum.Çünkü birazdan Aslı Tohumcu’nun bütün öykülerine değinmek zorunda kalıcam,bu da siz okurların merakını daha da arttıracak..En iyisi alıp okumak,okutmak..

Yazarın diğer kitapları hakkında bilgi için tıklayın…Bir de kitap kapağını çok başarılı buldum..Son günlerdeki ben’i anlatıyor :)))

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s