İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen festivale arkadaşım Evrim’in bizi haberdar etmesi sayesinde ilk kez katılabildim..Her yıl bir tema belirliyorlar ve bu yılki Şehir Ve Yemek.Çarşamba günü iş çıkısı Banu,Evrim ve kız kardeşi Cennet’le beraber Ahmet Ümit,Selim İleri ve Artun Ünsal üçlüsünün katıldığı söyleşiye gittik.Cezayir Restoranın konferans salonunda yerlerimizi aldık..İlk kez sevdiğim bir yazarın karşısında bir şöyleşi dinleyecek olmak beni çok heyecanlandırdı.Konuşulan her şeyi büyük bir dikkatle ve keyifle dinledim..Bu yılki tema şehir ve yemek olunca söyleşi de bunun üzerine yoğunlaştı.Ahmet Ümit Gaziantep’te rakıyla tanışmasından başlayıp,kitaplarındaki yemek tariflerine uzanan kısa bir konuşma yaptı.Çok sempatik ve doğaldı.Patasana romanını okuyup kendisini orduevine çağıran Binbaşı Koray’la ilgili anısını heyecanla anlattı..Bir akşam ev telefonu çalıyor ve onu orduevine misafir olarak  çağırıyorlar.Eşi de onu yalnız bırakmıyor ve biraz çekinerek,gergin bir  şekilde gidiyorlar.Bir de bakıyor ki Binbaşı Koray ve birkaç arkadaşı Patasana romanında geçen sofranın aynısını kurmuşlar onun için..Bu onun için büyük bir sürpriz oluyor.Çok seviniyor,onur duyuyor ama yemeklerin başarısız olduğunu eklemeden de edemiyor:) Ne güzel bir şey bir yazar için.Senin eserini okuyorlar ve oradan bir sahneyi senin için canlandırıyorlar..Enfes bir şey bence…

Artun Ünsal da öğrencilik dönemiyle ilgili birkaç anısını anlattı.Fransa günlerinden küçük burjuva yaşantısından bahsetti.İstanbul’daki meyhanelerden , edebi eserlerdeki sofra sahnelerine uzanan bir konuşma yaptı..Notlarimdan derlediklerim,

*Tual Bedenler isimli bir filmden bahsetti ama yeme kültürü ile ilgili bağlantısını anlamadım.Ya da dalgınlığıma geldi başka bir şeye örnek gösterdi.Filmi araştırdım ve izlemeye değer buldum.(orjinal ismi  The Pillow Book,1996)

*İstanbul’daki eski meyhanelere örnek olarak Haliç’teki Sadrazamın Yeri’ni ve Beyoğlu’ndaki Asır isimli yeri verdi.Burası eskiden bir rum meyhanesiymiş ve adı Hasır’mış..

*İçinde yemekle ilgili edebi bölümler olan kitaplar ve bunun üzerine eserleri olan yazarlar;

-Mutfak Çıkmazı ,Tahsin Yücel

-Halit Ziya Uşaklıgil,Mai ve Siyah,Aşk-ı Memnu

-Ahmet Rasim

-Ahmet Mithat Efendi(kitaplarında alaturka yemek düzeninden bahsetmiş)

-Hüseyin Rahmi Gürpınar,Şıpsevdi(Alaturka ve alafranga sofraların farkını işlemiş)

-Mehmet Rauf( osmanlı türk erkeklerinin lüks mekanlarda katıldığı çay saatleri hakkında yazmış)

-Abdulhak Şinasi,Çamlıcadaki Eniştemiz

-Ömer Seyfettin,Lokanta Esrarı

Daha sonra sözü Selim ileri aldı ve o da Cumhuriyet dönemi yazarlarıyla devam etti.

-Yahya Kemal’in  yemek kültürüne ilgisinin olduğunu söyledi

-Ahmet Haşim’le ilgili Gurme mi obur mu tartışmalarının yapıldığından bahsetti.Son yazısı ‘yemek’ hakkındaymış.

-Refik Halit Karay,İkibin Yılın Sevgilisi isimli kitabında reçelden ve Ayşe kadın fasulyesinden bahsediyor..

-Peyami Safa,Yalnızız

-Sermet Muhtar Alus,İstanbul Lokantalarıyla ilgili yazıları

-Peride Celal,Üç Kadının Romanı

-Melih Cevdet Anday,Aylaklar

-Leyla Erbil,Eski Sevgili

-Ahmet Ümit,İstanbul Hatırası

Bu güzel paylaşımın ardından Artun ünsal devam ederek oraya toplanmamızın ana nedeni olan Ahmet  Hamdi Tanpınar’ın eserleriyle söyleşiyi bitirdi..

-Beş şehir

-Yaşadığım gibi

-Saatleri Ayarlama Enstitüsü(Barbunya balığı ile ilgili bölüm)

-Sahnenin Dışındakiler (rakı sofraları)

-Huzur(sevilen karakterler rakı,diğerleri şampanya içiyor)

Yaklaşık iki saatlik bu söyleşi bana ve arkadaşlarıma bir sürü kitap ve yazar tanıştırdı..İyi ki gitmişiz,iyi ki Evrim bize haber vermiş.Buradan kendisine bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu arada yazarlarımızın ortak görüşü:

*Ne yerseniz yiyin,sofrayı kimlerle paylaştığınız önemli.Önemli olan sofranızdaki mezeler değil,güzel insanlar..

*Yemek yemek insanları rahatlatır,ruhumuzu vücudumuzla barıştırır.

*Yazmak insan tanımak kadar,yemek de tanımaktır.

Söyleşiye iş çıkısı gitmiştik.Bir şeyler atıştırmaya fırsatımız olmamıştı.Konu da yemekler olunca,karnımızın açlığı zirve yaptı ve soluğu Nizam Pide salonunda aldık.Çok eski köklü bir yermiş.İlk kez gittim ama çok aç olduğumdan mıdır bilinmez ömrünün en güzel kıymalı pidesini yediğimi düşünüyorum…

Bu arada Ahmet Ümit’in verdiği kebap tarifini de paylaşmadan edemeyeceğim:)

Altı Ezmeli Kuşbaşı Kebap

Kuşbaşı etlerimizi daha önceden sosluyor bekletiyoruz,et iyice yumuşuyor(ahmet ümit’in deyimiyle çürüyor).Domatesleri mangalda pişirip ezerek sos yapyoruz.İçine sarımsak ekliyoruz.daha sonra etleri mangalda pişirip bu sosun yani ezmenin üzerine koyuyoruz ve altı ezmeli kebabımızı afiyetle yiyiyoruz..

Reklamlar

2 thoughts on “İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali

    • Artun Bey bilgi icin cok tesekkur ederim.Soyleside sizi dinlerken oldukca degerli yazarlar ve kitaplar ogrendik..Blog’daki notlarda muhakkak cok eksik vardir.Elimden geldigi kadar not almaya calismistim :)))

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s